Konkordato süreci, bir şirketin sadece borçlarını ertelemesi değil, aynı zamanda operasyonel ve mali olarak yeniden doğmasıdır. Bu kritik eşikte doğru iş ortağını seçmek, iflas ile kurtuluş arasındaki çizgiyi belirler.
Türkiye'de ekonomik dalgalanmalarla birlikte konkordato talepleri artarken, bu alanda danışmanlık hizmeti veren yapıların sayısı da hızla çoğaldı. Ancak, her "danışmanlık" tabelası taşıyan oluşumun bu karmaşık süreci yönetme kapasitesi bulunmamaktadır. İşte en iyi konkordato firmalarını seçerken sormanız gereken kritik sorular ve dikkat etmeniz gereken ölçütler:
1. Multidisipliner Kadro Yapısı
Konkordato sadece hukuki bir süreç değildir. Aynı zamanda ağır bir finansal mühendislik gerektirir. En iyi firmalar bünyesinde şu üç ayağı mutlaka barındırır:
- Hukuk Ekibi: İcra İflas Kanunu'na hakim uzman avukatlar.
- Mali Ekibi: Borç yapılandırma ve nakit akış tablosu hazırlayabilen Yeminli Mali Müşavirler.
- Sektörel Uzmanlar: Şirketin faaliyet gösterdiği pazarı analiz edebilecek deneyimli yöneticiler.
2. Başarı Oranı ve Referanslar
Bir firmanın "çok fazla" dosya alması değil, aldığı dosyaların ne kadarını tasdik (onay) aşamasına getirdiği önemlidir. Geçici mühlet almak kolaydır; asıl başarı kesin mühlet sürecini yönetip mahkemeden yapılandırma onayını almaktır. Referans görüşmelerinde firmanın kriz anlarındaki reflekslerini sorgulayın.
3. Mahkeme ve Komiser Heyeti İle İletişim Gücü
Konkordato süreci; mahkeme heyeti, konkordato komiserleri ve alacaklılar arasında yürütülen hassas bir dengedir. Seçeceğiniz firmanın şeffaf raporlama yapabilmesi ve teknik dili mahkemenin beklentilerine uygun kullanması sürecin hızlanmasını sağlar.
Dikkat Edin: "Kesin Garanti" Verenlerden Uzak Durun!
Hukuki süreçlerde hiçbir profesyonel %100 garanti veremez. En iyi konkordato firmaları size pembe bir tablo çizmek yerine, risk analizini dürüstçe yapan ve zayıf yönlerinizi nasıl güçlendireceğinizi söyleyenlerdir.
4. Şeffaf Ücretlendirme Politikası
Profesyonel firmalar, sürecin başından sonuna kadar oluşacak maliyetleri (mahkeme harçları, komiser ücretleri, danışmanlık bedelleri) net bir şekilde ortaya koyar. Süreç içerisinde sürpriz maliyetler çıkaran yapılar, şirketin zaten kısıtlı olan likiditesini tehlikeye atar.
Sonuç olarak; İstanbul Konkordato gibi uzmanlaşmış kurumlar, süreci sadece dosya hazırlamak olarak değil, bir "şirket kurtarma operasyonu" olarak görür. Doğru seçim, şirketinizin ticari itibarını ve geleceğini korumanın ilk adımıdır.